• Bugün: Perşembe, Şubat 14, 2019

Muhammed Ali

Muhammed Ali
Admin
Ocak20/ 2015

Sergi turuna biraz erken gitmiştim, Leica Gallery’nin yanındaki kafede oturmuş çay içip ağır ağır konuşuyordu. Daha çok dinliyordu ama gözü sürekli etraftaki insanlardaydı. 80 yaşındaydı, ömrü boyunca fotoğraf çekmişti ama belli ki dinlenmeye niyeti yoktu zira boynunda yine bir fotoğraf makinesi asılıydı. Sonunda zaman geldi, sergi alanına gittik. Ağır adımlarla sergiyi dolaşmaya başladık. Girer girmez bizi Muhammed Ali fotoğrafları karşıladı. “Hayatım boyunca milyonlarca fotoğraf çektim, hayatımı buna adadım. Ve bu sergide bir bölümü var sadece. Bu seçkiyi hazırlamak kolay değil, Yasemin’i (Elçi) tebrik etmeliyim. Çünkü her biri farklı zamanlarda çekilmiş olmasına rağmen birbirleriyle bağlantılı” deyip daldı gitti. Serginin bu galeride olmasının elbette bir sebebi var, fotoğraflarının birçoğunu Leica ile çekmiş. Bir kısmı da 15 yaşlarındayken dedesinin verdiği küçük bir fotoğraf makinesiyle.

‘O FOTOĞRAF KARIŞIK BiR YIĞININ İÇİNDEN ÇIKTI’

Sonunda Muhammed Ali’nin meşhur yumruk fotoğrafının önüne geldik ama o bizi fotoğrafın çıktığı film seriye götürdü. Tam onun önüne geldiğimizde Thomas bana dönüp “Belki de sizin yaşınızdan büyüktür bu negatifler. Negatif filmlerin ne olduğunu biliyorsunuz değil mi?” dedi. (Gülüyor.) Sonra anlatmaya devam etti: “Aslında o fotoğraf karışık bir yığının içinden çıktı. Bakın evde birçok fotoğraf çektim, kimisi karanlık. Bu yumruk fotoğrafı da birden geldi ve ‘Selam’ deyip refleks olarak yumruk atıyormuş gibi yaptı. Sihir falan değildi, 2 dakikada ortaya çıktı. Arkada fon bile yok ama çok etkili. Çok ilginç biriydi…”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Bunları kullanabilirsin HTML Etiketler ve nitelikler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>